Kategoriler
Temettü & Bedelsiz

Uzun Vadeli Portföy Oluşturma

Not: Bu yazı 2010’da ilk Uzun Vadeli İzleme listesini oluşturduğum yılda kaleme aldığım yazının küçük düzenlemelerle hissenet’ten buraya alınmış halidir.

Son bölümdeki endeks beklentisine dikkat lütfen, sonrasında 93 bin görülmüştü, beklentimin orta-üstü. 🙂

Uzun vadeli portföyümü oluştururken şirketlerin büyüme potansiyellerini, insanların sürekli ihtiyacı olan sektör olmalarını ve en önemlisi de ortak olduğumuz şirketlerin kârlarını yatırımcılarıyla paylaşmalarını yani temettü – bedelsiz vermeyi gelenek haline getirmiş olmalarına dikkat etmek gerekir.

Yatırım yaptığımız sektörün faaliyet alanında işi sürekli olmalı, insanların vazgeçilmez ihtiyacı olmalı diye düşünüyorum. Gelişmekte ve büyümekte olan bir ülkeyiz bu genç nüfus evlenecek barklanacak, yeni yollar iş merkezleri yapılacak, bunlar çimento sektörünün vazgeçilmezliğini gösteriyor.

Biz ülkem insanı olarak ki, bu bütün insanlar için aynı, elimize para geçtiğinde ya ev-inşaat yaparız ya da araba alırız. Araba gerek taşıma – ticaret aracı olarak gerekse insanların gezme – zevk için kullandıkları araç olarak her daim vazgeçilmez ihtiyaçları olacaktır. Zamanla petrolde sıkıntı olsa da elektrikli araçlar gündeme gelecek yine aynı sektörler bunların elektriklisini üretecek.

Bu ulaşım araçları su ile çalışmıyor, bu yakıtları üreten şirketler de vazgeçilmezdir ama hepsi değil tabii ki, bizim için en çok yatırımcı dostu olanı, düzenli temettü verenler vazgeçilmezdir.

Günlük hayatımızda en çok uğradığımız yerlerden birisi de alış veriş – gıda gibi ihtiyaçlarımız için bakkal, perakende sektörüdür. Bu sektörde her gün mantar gibi çoğalan her mahalleye mağaza açan, hatta yurt dışında bile mağaza açmaya devam eden, bunlarla yetinmeyip Mısır, Dubai gibi gelişmekte olan Afrika ülkelerinde yatırım fırsatları kolladığını, gözlemler yaptığını okuduğumuz büyümeye açık şirketler incelenmelidir.

Bulunduğumuz jeopolitik konum itibariyle savunma sanayii de önemini korumaya devam edecektir.

Ülkemiz her ne kadar şikayet etsek de birçok Avrupa ülkesine göre çok iyi bir durumda ve daha da iyi olma yönünde ilerliyor. Elbetteki sorunlarımız var ama önemli olan bunlarla mücadele etmek. Yaşadığımız son krizde İMF den borç almadan krizi atlatan dünyadaki üç ülkeden biri olduğumuzu unutmayalım. Bu yazdıklarıma karşı çıkacak çok arkadaşım olacak biliyorum ama bunları önümüzdeki döneme çok olumsuz bakmadığımı dolayısıyla endekste 80 – 100 binler hedefinin çok da imkansız olmadığını düşünüyorum. Bu hedeflerin seçim sürecinden sonra gerçekleşmesini umuyorum.
Halil BUHUR, 13.11.2010